Özgüven

ÖZGÜVEN

Geçenlerde, birgün gazetesinde çocuk kitapları yazarı Betül Kanbolat’ın bir yazısını okudum, #çocuktaözgüven hakkındaki video çekimim aklıma geldi paylaşmak istedim.

Betül Kanbolat söyle yazmış. “…..Hayat zorlamayı seviyor. Problem çok! Anne rahminin şevkatli ortamından çıkan bir bebek için ciğerlerini sızlatan ilk nefes bir problem. İlk adımlar atılırken yer çekimi bir problem. Evindeki her rekabetçi oyunu kazanmasına göz yumulan çocuk için dışarıda aldığı ilk yenilgi büyük bir problem. Dalga konusu olmaktan çekinip sınıfta söz alamayanlar için dersler bir
problem.
En konforlu koşullarda dahi problemle karşılaşmak olası. Problemin varlığını kavramak bir
beceri. Karşılaştığı olayı okuyup yorumlayamayan çocuk problemi zihin masasına yatıramıyor. Bir problem ile baş başa bırakılmamış, bağ kuramamışsa sahiplenip sorumluluk alamıyor. Çözüme giden yolda problemin bizden istediği şey duygusal ya da fiziksel ama mutlaka içtenlikli bir çaba. Oyun oynamayan çocuk problem çözemiyor. Takım oyunu oynamayan çocuk kendisini ilgilendirmediğini
düşünerek toplumsal sorunlara duyarsız kalıyor. Kitap okumayan çocuk karşılaştığı problemin sadece kendi başına geldiğini zannediyor. İçine kapanıyor, yıkılıyor, yargılıyor, yalnızlaşıyor…………Çocuğun
kendisine ait olan sorumluluklarını bütünüyle üstlenen ebeveynler, arkadaşlar arasındaki münakaşalarda araya giren yetişkinler… Yanlışlığı bilinen fakat değiştirilmeyen davranışlar özde iyi niyetli ve toz pembe görünse de daha mı az tehlikeli? Yüklü gri bulut yağarsa doğal döngüde can suyu olabilir. Yağmayan pembe bulut bir süre sonra buharlaşır, kuraklık artar, çözümsüzlük çatlağı artar…….” 28.08.2020